Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), neredeyse 2 milyar kişinin temiz suya ulaşamadığını bildirdi. Birçok insan kanalizasyon suyu karışmış içme suyu içerek kolera, dizanteri, tifo ve polio kapma riski ile karşı karşıya kalıyor. Kanalizasyon suyu karışmış içme suyu ishal sebebi ile can kayıplarına yol açıyor. Kirli suyun kullanımının, bağırsak kurdu, şistozomiyaz ve trahom gibi göz ardı edilen tropik hastalıkların da başlıca sebebi olarak görülüyor. Kirlenmiş sular sadece insan hayatını değil hayvanların hatta bitkilerinde büyümesini ve gelişmesini etkiliyor. Fabrika atıklarının bırakıldığı nehir ve göl yataklarında o su ile beslenen hayvanlar ölüyor, kanalizasyon sisteminin döküldüğü denizlerde normalden fazla çoğalan algler suyun kirlenmesine katkıda bulunarak diğer su canlılarının yaşama alanını ele geçiriyor.

İnsan atıklarının bulaşmadığı nehir ve denizler birer tabiat harikası olarak insanları kendine çekerken, çöplük olarak kullanılan nehirler ve denizler insanları ve diğer canlıları ölüme sürüklüyor. Peki bu pislik ve  hastalık çukurlarından, çöplük dağlarından, petrol kalıntılarından, radyoaktif atıklardan, plastik türevi maddelerden kurtulmak mümkün müdür? Bana kalırsa atom bombası yapımı için harcanılan zaman bu tür durumlar için harcanmış olsaydı eminim ki dünya daha temiz kokardı ve soluduğumuz hava, içtiğimiz su bizi zehirlemezdi.  Sorumuzun cevabına gelecek olursak çevreyi daha fazla kirletmeden temizlenmenin yolu yine çevrenin kendisinde saklıdır. Yukarıda belirttiğim atıklarla beslenen birçok canlı türü vardır, bu canlılar atıkları sindirerek zararlı olmayan organik türevlerine indirgeyebilmektedir.

Bu canlıların arasından Shewanella oneidensis’ ten özellikle bahsetmek isterim. Shewanella oneidensis, ağırlıklı olarak derin deniz anaerobik habitatlarında bulunan gram-negatif bir bakteridir. Polar flagella ile hareket ederler, çubuk benzeri yapıya sahiptirler. Shewanella oneidensis’ in dış zarında lipoproteinler/sitokromlar vardır. Bu sitokromlar, ağır metalleri biyolojik olarak ortadan kaldırabilme potansiyeline sahiptir. Shewanella oneidensis MR-1 elektron alıcıları olarak mikrobiyal yakıt hücrelerinde (MFC’ ler) hücre dışı katı maddeleri kullanabilir ve böylelikle elektriği üretebilir. MFC’ lerin biyokütle atıklarından ve atık sudan elektrik üretme potansiyeline sahip olması nedeniyle . Shewanella MFC’ lerde elektrik üretiminde rol alan moleküler sistemleri tanımlamak için kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Bu çalışmalar, sitoplazmik zar içindeki kuiono havuzunu hücre dışı elektron alıcılarına elektriksel olarak bağlayan ekstrasellüler elektron-transfer(EET) yollarının önemini ortaya koymuştur.

Elektrik üretimi ayrıca, elektron vericileri oksitleyen, laktat gibi hücreiçi katabolik yolaklara, katabolik ve elektron transfer yollarının bileşenlerini kodlayan genlerin ekspresyonunu kontrol eden düzenleyici sistemlere bağlıdır.  Hücresel solunumdan geçmek için S. oneidensis, organik karbonun çeşitli elektron alıcılarına oksidasyon sağlar. S. onediensis tarafından kullanılan elektron alıcıları sülfatlar ve nitratlardan demir, kurşun ve uranyum gibi ağır metallere kadar değişir. S. Onediensis, bol miktarda elektron alıcıları olduğunda toprak ve tortulu ortamlarda biyofilmler  içerisinde çoğalır.

Anaerobik solunum sırasında Fe(III)’ ü azaltan dış zar sitokromları, organik karbonun Fe(III), oksijen, nitrat ve diğer metaller gibi elektron alıcılarına bağlanmasıyla bunu yapar. Shewanella onediensis çevredeki elektron(metaller)  konsantrasyonu düşük olduğunda pilus benzeri yapılar üretir. Bu yapılar organizmanın metalleri bulmalarına ve azaltmalarına yardımcı olur. Bu organizma topraktaki ve sudaki ağır metalleri tespit ederek onlardan hidrojen koparır ve elektrik ortaya çıkarır. Bu tür canlıları kirliliğin yoğun olduğu sulara bırakıp, çoğalarak suyu temizlemesini sağlayabiliriz. Su temizlendikçe besin bulamayan bakteriler öleceği için çevreye aşırı çoğalarak zarar veremeden ortadan kalkmış olacaktır.

Kaynak

Bir Cevap Yazın